E-POSTASIZ HAYAT MÜMKÜN MÜ?

no-email

Artık bir e-posta adresine sahip olmadığım 1 Ocak 1990'dan beri oldukça mutlu bir insanım. Yaklaşık 1975'den beri e-posta kullanıyorum ve e-posta kullanarak geçen bu 15 yıl bana bir ömür boyu gibi geliyor.
 Donald E. Knuth

İlk olarak bilişim sektöründeki çok uluslu şirketlerden Atos, e-posta kullanmayı bırakmıştı. Bunların nedenlerini de aşağıdaki iki maddeyle açıkladı;

  • E-posta yoğunluğu. Çok sayıda ve devamlı olarak gelen e-postalar. Bunların çoğu da CC’lere eklenmenizle oluşan artık bir spam kategorisinde yer alan e-postalar. Bir projedeki bir konuyu o konuyla ilgili ilgisiz tüm herkese gönderimi ya da satış personelini ilgili ilgisiz her veriyi hem diğer satışçılara hem de yöneticisine postalaması gibi.
  • Dikkati dağıtma. Bazıları için özellikle satış personeli için işin kendisi zaten e-posta olarak görülebilir. Ancak yazılımcılar, tasarımcılar gibi yoğun dikkat isteyen işlerde bu sadece iletişim işlevi gören bir araçtır. Gün içerisinde pek çok defa posta kutusuna bakmak gerçekten çoğu kişi için dikkat ve konsantrasyon dağıtıcı olmaktadır. Hatta bu posta kutusunu kontrol etmeler bir zaman sonra obsesif kompulsif bozukluk haline gelmektedir (bunu ben değil Atos söylüyor). Yine aynı şekilde University of California’da 2012 yılında yapılmış bir araştırma, ortalama bir çalışanın günde 74 kez e-postasını kontrol etmek durumunda olduğunu göstermektedir..

Atos’a göre yukarıdaki iki neden de aşırı bir şekilde verim kaybına yol açan ve hızlıca çözülmesi gereken bir sorun haline gelmiştir. Atos’un da bunun için geliştirdiği ve sattığı bir üründe var:

BlueKiwi

Atos böyleyken piyasadaki bir çok uygulama, iletişim ve beraber çalışma sorunlarını giderebileceğini vaadediyor. Bunların çözüm yöntemleri ise başlıca:

  • Wiki (Bilgi depolama ve paylaşım için veritabanı)
  • Haber ve aktivite akışı sağlamak (newsfeed)
  • Forumlar

ve türevleri şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu yöntemlerden bir ya da birkaçını beraber kullanarak işlerini verimli bir şekilde kullanan firmalar var.  Örneğin iletişim ve görüntülü grup toplantıları için Skype ile bir tür firma içi kapalı sosyal ağ yazılımı olan Yammer kullanarak bazı firmalar yukarıda bahsedilen e-posta kullanımının yol açtığı yoğunluk ve dikkat dağıtma sorunlarını aşmış görünüyorlar.

Yine aynı şekilde takım çalışmasına olanak veren bir proje yönetim uygulaması Asana ile ortak dosya kullanımı imkan sağlayan Google Drive kullanan firmalar kendilerine özellikle minimum e-posta kullanımı ile verim artışı konularında deneyim kazanabiliyorlar. Buralaraki temel sıkıntı bu tür uygulamalar tüm firmanın genelinde olmayıp genellikle bir kaç proje ya da departman ile sınırlı kalmasında görünüyor.

Bugün hala firmaların e-posta kullanmandan tamamen kurtulamalarından söz etmeyeceğimizi gösteren bir kaç temel gereksinimleri var:

  • Ben dahil çoğu kişi aynı işi iki kere yapmayı istemez. O yüzden zaten e-posta ile cevap verdiğim bir konuda firmanın sosyal ağına ya da bir proje yönetim uygulamasına aynı mesaj, duyuru ya da güncellemeleri yapmak oldukça sıkıcı olur.
  • Dijital dünyada beraber  iş yaptığımız tedarikçi ve partnerlerimizin ürün ve hizmetlerini kullanırken bir şekilde firma e-posta adresine ihtiyaç duymaktayız.
  • Hala firma dışı dünya ile haberleşmemiz e-posta ile yürümektedir. Satış, üretim ve finans konularında günlük iletişimimizi ağırlıklı olarak e-posta ile yürütmekteyiz.
  • E-posta -diğer tüm yazılımlar göz önüne alındığında- en kolay kullanıma sahip bir araçtır.

Sonuç olarak günün birinde iş pratiğimizi ve çalışma şeklimizi değiştirip, yeni teknolojilerle daha çok entegre olmaya başladıkça firmalarda e-posta kullanımı tamamen yok olacaktır. Ancak bugün için hala bir arada yaşamaya mecburuz gibi görünüyor.

Referans:
 1.  Donald Kntuh'un orijinal Email yazısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir